sappho

 bana sappho'yu anlatır mısın diye soruyorum ona. mahlepli kıtırları ağzıma atmaya devam ediyorum, yolculukta mutlaka yanıma almalıyım diye düşünerek. hayır, diyor. sappho konuşmayacağımız, bağını kurmayacağımız bir konu diye devam ediyor. küçük kız hatırlamalarımı anlatamıyorum ona, her şeyin nasıl birden üstüme bir dalga gibi geldiğini ve bana vurduğunu, saçlarımın sarıdan kahveye döndüğü yılları, fotoğraflarda doğru düzgün gülemeyişimi ve ailemin bununla dalga geçtiğini ona anlatamıyorum. küçük kız olmanın nasıl bir şey olduğunu bana sappho üzerinden aktarabilmesini beklemiştim.


olmaz, diyor. diretmiyorum çünkü konuşmak istediğim daha pek çok konu var ve kıtırların güzel tadını acılığa çevirmek istediğim şeylerden bir tanesi değil. peki diyorum, gençliğinden bahset bana. yani, hep gençsin ve hep güzelsin benim için ama, hadi o yıllardan bahset. aşklarından. peki diye devam ediyor ve elini çenesine götürüyor. bence justine'i düşünüyor, ya da justine'i kimden almışsa, onu. 


dur sana biraz şarap getireceğim diyerek yanımdan ayrılıyor.


sappho'yu merak ediyorum.

Yorumlar

Popüler Yayınlar