anlatmalık, sormalık şeyler

 seni istemediğini defalarca öyle ya da böyle bir formda belirtmiş adamın karşısına çıktığında anlatabileceğin pek fazla şey yok. sorsan da faydası yok. soruyu o yöneltmiş olsa bile, etrafta hiçbir yer ve hiçbir şey yok.


içinin sürekli ezilmesi hissi dayanılmaz. ömrünün sonundaki bir yıldız gibi hissettiriyor. biraz daha çekilecek, göçecek, ve yıldız tozumu evrenin ücra noktalarına yollayacağım. bu yıldız tozu sana ve onlara, geride kalanlara, bulaşacak. yapı taşınız olacağım.


terapideki en kolay şey, başına gelenler için aileni suçlamak. benim şansıma terapistlerim bu görevi kendilerine çoktan edinmişlerdi. ilişki kurmayı ben öğrenmemiş değildim, ailem öğretmemişti. ne talep etmeyi, ne de kendimden sunmayı kimse göstermemişti. günün sonunda bu yalnızlıkla ben kaldım. şimdi ise orta yeri bulmakta zorlanıyorum. ya tüm gücümle talep ediyorum, "evet! hadi şimdi! gel! buluş benimle! sev beni! uyu benimle." ya da kulak tırmalayıcı bir sessizlik. elimi tutan bu kişiye "benimle gel" demekten aciz. 


kafam çok karışık. bu ezilmenin büzülmenin hep birilerinin yanımda olmasıyla, elimden tutmasıyla, benimle aynı uçağa binmeleriyle çözüleceğini düşünüyorum ama hata bu. ben bir tam değilim. çizdiğim dairenin ucu kapanmıyor. tek ihtiyacım kendimim, ama ondan arıyorum.

Yorumlar

Popüler Yayınlar